Devlet Bahçeli, her partinin Türkiye partisi olma yükümlülüğü olduğunu vurguladı. Bahçeli, siyasi partilerin Türk milletine dayanması gerektiğini ve bu doğrultuda belirlenen esasları sıraladı.
Her Parti Türkiye Partisi Olmak Zorundadır
Bahçeli, siyaset arenasında her partinin Türk milleti ve Türkiye'nin birliğine sadık kalması gerektiğini ifade etti. Türkiye partisi olmanın, milli ve manevi değerlere saygı duymak ve bunları savunmak anlamına geldiğini belirtti. Siyasi partilerin, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ilkeleri ve Anayasa'nın temel maddeleriyle çelişmediği bir yol izlemeleri gerektiğini vurguladı. Bahçeli, siyasette uzlaşmanın ve ortak değerlerin önemine dikkat çekerek, çeşitli kimliklerin zenginlik olarak değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Türkiye’nin ulusal ve manevi değerleri üzerindeki ortak paydaları geliştirme çabası, toplumsal huzura katkı sağlayacaktır.
Türkiye Partisi Olma Yolunda Beklentiler
Devlet Bahçeli, Türkiye partisi olma hedefine ulaşılması için 24 kritik madde sıraladı. Bu maddeler, Türk neferinin fiziksel ve kültürel bağlarını kuvvetlendirecek unsurlar barındırıyor. Bahçeli, partilerin yurtseverlik, hukukun üstünlüğü ve vatandaşlık odaklılık gibi konulara bağlı kalmalarını bekliyor. Siyasi partilerin, toplumdaki farklılıkları kaynaşma ve birlikteliğin bir parçası olarak görmesi gerektiğine dikkati çekiyor. Bahçeli’nin belirttiği bir diğer önemli konu, terörü ve şiddeti reddeden bir siyaset anlayışının benimsenmesidir. Toplumun huzurunu tehdit eden bu unsurlara katı bir duruş sergilemek, bu kapsamda partilerin sorumluluğudur.
Demokratik Normlar ve Mevzuat Adımları
Bahçeli, demokratik siyasetin sağlıklı işleyebilmesi için demokratik normlara ve hukukun üstünlüğüne vurgu yaptı. Özellikle partilerin, toplumsal kesimleri temsil edebilmesi için kapsayıcı bir yönetim anlayışını benimsemeleri gerektiğini ifade etti. Bu bağlamda, demokratik çoğulculuğun korunması, yolsuzluğun önlenmesi ve kamu kaynaklarının adil kullanımı gibi unsurların önceliklendirilmesi gerekiyor. Bahçeli, parti programlarının kamu yararına uygun olarak etkili olmasını gerektiren yeni yasal düzenlemeler yapılmasının önemine de değindi. Böylece, her toplumsal kesimin siyasete katılımı sağlanmış olacaktır.
Sosyal Uyum ve Toplumsal Destek
Bahçeli, Türkiye’nin universalizmi öne çıkartarak, sosyal uyum ve toplumsal destek konularına dikkat çekti. Barış ve istikrarın sağlanması için geniş toplumsal destek arayışlarının önemli olduğunu belirtiyor. Terör ve şiddet içeren politikaların toplumsal kabulü zor olan başat unsurlar arasında yer aldığını vurguladı. Bu nedenle, partilerin, sadece belirli bir kimlik veya ideoloji çevresinde değil, tüm toplumun ihtiyaçlarını dikkate alacak şekilde hareket etmeleri gerekmekte. İnsan odaklı bir yaklaşım benimsemek, ülkenin geleceği için sürdürülebilir bir zemin oluşturacaktır.
Siyasi ve Toplumsal Yasal Düzenlemeler
Bahçeli, siyasi partiler yasasının gözden geçirilmesi gerektiğine dair önerilerde bulundu. Mevcut yasal düzenlemelerin, milli birlik ve beraberliği tehdit edici unsurlardan arındırılması gerektiğini belirtti. Siyasi etik yasasının oluşturulmasının acil bir gereklilik olduğunu, bu yasaların siyasetteki dil ve üslubu nazara alacak şekilde hazırlanması gerektiğini belirtiyor. Bu amaçla, etik kodların oluşturulması ve şiddetsiz politika geliştirme gerekliliği üzerine duruyor. Bahçeli, sadece yasaların değil, toplumsal normların da siyasete yön vermesi gerektiğini, dolayısıyla bu husustaki yetkilerin kullanımında dikkatli davranılması gerektiğine vurgu yapıyor.
Birlikte Yaşama ve Sosyal Duygudaşlık
Devlet Bahçeli, Türkiye'nin ortak kültür ve kimlik üzerine kurulmuş bir yapı olduğu ve bireylerin yerel kimliklerine saygı gösterilmesi gerektiği üzerinde duruyor. Türkiye’nin farklılıklarının zenginlik olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu sayede sosyal duyarlılığın artırılacağı belirtiliyor. Toplumsal barışı sağlamak için ortak duygu ve manevi değerlerin geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bahçeli'nin bu noktadaki vurgusu, toplumun her kesiminin duygularını anlamak ve bunlara saygı göstermek gerektiği yönündedir. Bunun yanı sıra, dillerden bağımsız olarak milli kimliğin güçlenmesi için toplumsal dayanışmanın artırılması gerektiği de aktarılmakta.