Sokak köpeklerine sıcak yuva sunmak için köyden ayrılmadı


Kışları Kastamonu merkezdeki evinde, yazları da merkeze bağlı Yukarı Kuyucak köyünde yaşayan, normalde kasım ayında merkeze dönen Sancaktaroğlu, yalnız yaşamasına ve soğuk havaya rağmen, köpek yavrularına bakmak için köyde kalmayı tercih etti.


Sancaktaroğlu, geçen yıl yaz aylarında bir köpeğin, dışarıdan bir yerden köylerine bırakıldığını söyledi.


Evin çevresini tamir ettiği sırada köpeğin yanına geldiğini anlatan Sancaktaroğlu, “Yanıma geldiğinde ben de ekmek falan veriyordum. Köyün içinden geçen ve sık sık sel gelen bir dere yatağına yavrulamış. Baktım orada ölecekler, hepsini eve aldım. Evin alt kısmındaki odunlukta yaşamaya başladılar. Altı yavruydu, sonra ikisi ne yazık ki öldü.” dedi.


“Mayıs ayına kadar normalde köyde işim yok, bunlar için buradayım”


Köpeklerle aralarında bir dostluk başladığını ifade eden Sancaktaroğlu,”Yazları köyde kalıp kışları Kastamonu’ya gidiyordum. Kastamonu merkezde kaloriferli evim var. Eşim 10 yıl önce vefat ettiği için yalnız kalıyorum. Mayıs ayına kadar normalde köyde işim yok, bunlar için buradayım.” diye konuştu.


Sobasını kendisinin yaktığını, yemeğini kendisinin yaptığını anlatan Sancaktaroğlu, “Bu sene kış gelirken bunlara baktım daha çok küçükler, annelerini emiyorlardı. Bakacak insan yok, diye Kastamonu’ya gitmedim, köyde kaldım. Köyün üst tarafı orman. Ormandan kurt, domuz geliyor. Kurt öldürür, domuz biçer. Güvende olmaları için depo var oraya alıyorum.” ifadelerini kullandı.


Köpeklerin 6 aylık olduğunu belirten Sancaktaroğlu, şöyle devam etti:


“Bunlara bakıyorum, kendimi oyalıyorum. Bunlara nasıl bakmazsın? Seviyorum, oynuyorum. Ben burada bunlar için duruyorum. Şov olsun diye de değil. Şehre götürsem mahallede şikayet olur, günaha girerim biriyle, diye götüremedim. Burada köy serbest rahat rahat geziyorlar.”


“Bunlar bana, ben bunlara ses oluyorum”


Köpeklere emekli maaşıyla baktığını, başka bir gelirinin olmadığını anlatan Sancaktaroğlu, “Ekmek, kemik, tavuk ciğeri alıyorum. Yemeklerini verip onlara bakıyorum. Anneleri yine hamile, yakında tekrar yavrulayacak. Olsun onlara da bakacağım. Bunlar bana, ben bunlara ses oluyorum. Hepsine bir isim verdim. Cimbiri, Fıstık, Maske, Ala, annelerinin adı Lesi.” dedi.


Murat Sancaktaroğlu, sadece gıda, temizlik ve banyo ihtiyacı için şehirdeki evine birkaç saatliğine gidip köye döndüğünü sözlerine ekledi.