KKTC Dışişleri Bakanı’ndan BM’nin özel temsilci atamasına tepki


Türk Ajansı Kıbrıs’ın (TAK) haberine göre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs meselesine ilişkin gündemdeki konuları değerlendirdi.


Ertuğruloğlu, Gutteres’in Kıbrıs konusu için özel temsilci atama düşüncesinin gündeme geldiğini öğrendiklerini dile getirerek, “Bu düşüncenin yeni bir düşünce olmadığını, daha önce de böyle bir düşüncesi olduğunu biliyoruz. Bu düşüncenin tarafımızca olumlu bulunmadığı kendisine ifade edilmişti” dedi.


“Sadece zamana oynama oyunudur”


Özel temsilci atamasının Brüksel temasları içerisinde yeniden gündeme geldiğinin anlaşıldığını dile getiren Ertuğruloğlu, “Özel temsilci atama konusu sadece ve sadece zamana oynama oyunudur” açıklamasını yaptı.


Ertuğruloğlu, Genel Sekreter’in gerçek hedefinin, kazanılacak zaman içerisinde Kıbrıs Türk tarafını savunduğu politikalardan vazgeçirmeye yönelik hamlelerin başarıya ulaşma şansını artırmaya yönelik olduğunu kaydetti.


“İyi niyetli ve taraflara eşit mesafede olma düşüncesinde olduğuna inandığımız Genel Sekreter’in Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesini tatmin etme adına ama Kıbrıs Türklerini cezalandırma adına böyle bir öneri yapmasını doğru bulmuyorum” diyen Ertuğruloğlu, Guterres’ten beklentilerinin, Cenevre’deki 5+BM toplantısı sonucunda yaptığı “ortak zemin yoktur ancak bunu deklare edecek değilim, 2-3 ay içerisinde ikinci bir 5+ BM toplantısı çağıracağım” ifadesinin gereğini yapması olduğunu vurguladı.


Ertuğruloğlu, süreci belirsizliğe sokacak ve “sanki ortak bir zemin bulunma şansı vardır da bunun gerçekleşmesine zaman tanıma gayreti” diye yorumlanacak bu aldatmaca öneriyi asla onaylamadığını kaydetti.


“Kendi kendini yöneten bölgeler” ifadesine tepki


Bakan Ertuğruloğlu, şöyle devam etti:


“Genel Sekretere düşen görev, ortak zemin olmaması halinde, ki yok, bunu açık açık BM Güvenlik Konseyine yazacağı rapora koyması ve ortak zemin olmaması halinde de iyi niyet görevini BM Güvenlik Konseyine iade etmesi gerektiğidir. İkinci nokta ise Genel Sekreter’in Güvenlik Konseyine hazırlayacağı raporda ‘kendi kendini yöneten bölgeler’ ifadesini kullanma düşüncesi olduğuna yönelik haberlerdir. Bu söylemler Kıbrıs Türk halkını aldatmaya çalışmaktan başka bir şey değildir. ‘Kendi kendini yöneten bölgeler’ dediğiniz bölgeler hangi ülkededir? Kıbrıs Cumhuriyeti’nde mi dediniz? Kimdir bu sözde Kıbrıs Cumhuriyeti? Kıbrıs Cumhuriyeti’ni çalıp kullanmaya devam eden bir Rum devletidir. ‘Yani kendi kendini yöneten bölgeler’ ifadesiyle, akıllarınca bizlerin kırmızı çizgimiz olan ‘egemen eşitlik olan ve eşit uluslararası statü’ taleplerimizi tatmin edeceklerini düşünerek, bizleri bu kelime oyunlarıyla aldatmaya yönelik kararlılıklarını korumaya devam ettiklerini gösteriyor.”


Bu oyunlara gelmeyeceklerini belirten Ertuğruloğlu, “Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve devletinin de Rum devletiyle eşit uluslararası statüsünün kabulü kırmızı çizgilerimizdir” sözlerini kullandı.